12 Ağustos 2012 Pazar

Ceviz Sandıklar ve Para Kasaları - Ali Ayçil


Konusu:

Kitapta değişik konulara ilişkin 35 farklı Ali Ayçil denemesi bulunmaktadır. Bu denemelerde eskiye özlem, aşk, aile ilişkiler ele alınıyor. Kitaba ismini veren denemede yazarın maziye duyduğu özlem, nineye ait olan ceviz sandıklarının sıcaklığı ve para kasalarının soğukluğu bağlamında anlatılıyor. "Çirkinin aynada unutulan yüzü" ve "uzun Samsun içenler aşireti" beğendiğim diğer denemelerinden.


Yorumum:

Kitabın 35 farklı denemeden oluşması ve denemelerin belli bir konuya odaklı değil de, farklı konular üzerinde yoğunlaşması okunması biraz zorlaştırıyor. Yani bir solukta okunup bitirilecek kitaplardan birisi değil. Ama yazarın zihnindekileri anlamak için, birbirleriyle ahenk içerisinde dans eden kelimelerin yaratacağı zerafete tanık olmak için yavaşça ve usulca okunması gereken bir kitap. ""Çirkinin aynada unutulan yüzü" beni en çok etkilyen yazılardan birisi, aynı zamanda "Uzun Samsun İçenler Aşireti", Her şey tamam bir şey eksik" isimli yazılar da diğer keyif aldığım yazılar içinde yer alıyor.

Değerlendirme puanım: 7 (10 üzerinden) 

Altı çizilesi satırlar: 

Sanıldığı gibi, insanı yıkan çektiği acılar değildir. İnsan, çektiklerini paylaşamadığı için, kendi acısıyla söyleşmeye başladığında yıkılır (s.9)

..Gidip sarılın ninenizin bacaklarına, yalvar yakar olun; talihiniz yaver giderse o gizlenmiş hayatla kendiniz tanışın. Tabi eski sandık antikacıya, nineniz bir yalnızlığa terk edilmediyse...(s.10)

Hayatta hiçbir rastlantı, aşk kadar pahalıya patlamamıştır. (s.21)

Ödünç bir bedenin içinde, çaresizlikle bekliyoruz. Beklerken kavrıyoruz ki, bir hazzı var bekletmenin; bekleteni bile sabırsızlıktan tüketen garip bir haz bu. (s. 35)

Anneleri, atletlerinin dikiş yerlerindeki bitleri kırdığı günden beri hep bir yerleri kaşınmış, sırf bu kaşıntı yüzünden başlarına olmadık belalar almışlardır. (s. 60)

Masalı dinlerken bir kere bile aklımıza getirmedik; Leyla'nın aslında pasaklı bir kız, Mecnun'un da çölde paytak paytak dolaşan bir delikanlı olabileceğini.(s.119)


Kitabın Hatırlattıkları:

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Beş Şehir'ini okumam gerekiyor.



Künyesi:

2. Baskı, Mayıs 2007


Kitabın biçimi:

140 sayfa
Boyut: 13.5x21 cm
Kağıt: 2. hamur



Arka kapak yazısı:

Artık seni aramaktan vazgeçtim.
Bunu bana "şiir" öğütledi.
Yazdığım her şiirde, senin
yeryüzünde bir karşılığının bulunmadığını,
Şu sebepsiz sıkıntılar bize uğradıklarında
Evsiz kalmasınlar diye bahane edilmiş bir imge
Olduğunu, geç de olsa kavradım.
O sıkıntılar hep gelecek ve biz onları,
Aslında hiç olmayan sende ağırlayacağız.
O sıkıntılar nereden mi gelecek
Doyamadan terk ettiğimiz cennetten ve
Yarım bırakılmış çocukluğumuzdan.
Yani tam dünyaya atıldığımız yerin iki yakasından



Yazar hakkında:

1969 yılında Erzincan’da doğdu. Atatürk Üniversitesi KKEF “Tarih” bölümünü bitirdi. Şiirleri Dergah, poetik yazıları Hece-Edebiyat Dergisi, hikayeleri Hece-Öykü’de yayınlandı. Halen Gerçek Hayat dergisinin Yazı İşleri İşleri Müdürlüğünü yapmaktadır.

Eserleri:


Ceviz Sandıklar ve Para Kasaları
Kovulmuşların Evi 
Naz Bitti 
Sur Kenti Hikayeleri 
Yenilgiden Dönerken


Ali Ayçil ile kendi hakkında yapılmış bir söyleşi için burayı tıklayın.

Ali Ayçil'in TRT 1'de tanıtan program kesiti için ise burayı tıklayabilirsiniz.



.

Satın almak için; (11 Ağustos 2012)

Kitapyurdu (4.23 TL)
Hepsiburada (6.73 TL)
İdefix (7.23 TL)
D&R (6.49 TL)
Kidap (7.23 TL)
NT (8.50 TL)
Yenisayfa (6.37 TL)

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Felatun Bey ile Rakım Efendi - Ahmed Mithat Efendi

Konusu:

Felatun Bey İle Rakım Efendi adlı eserde iki farklı karaktere ve hayat hikayesine sahip Felatun Bey ile Rakım Efendi'nin birbirleriyle ve çevreleriyle ilişkilerini, öykülerini anlatılmaktadır. Kahramanlardan Rakım Efendi ahlaklı, çalışkan ve geleneklere bağlı biriymiş gibi, Felatun Bey ise çapkın, tembel, baba parası yiyen birisi gibi tasvir edilmiş. Felatun Bey batılılaşmayı simgelemekte, doğru modernleşmenin nasıl olması gerektiği ifade edilmiştir.


Yorumum:

Kitapta anlatılan birbirine zıt iki karakterden Rakım Efendi gereğinden çok övülmüş gibi dursa da burada unutulmaması gereken, Ahmed Mithat Efendi'nin amaçlardan birinin de toplumu eğitmek olduğudur. Kahramanlardan Felatun Bey'in aksine Rakım Efendi'nin hikayesinin mutlu sonla bitmesi, topluma batılılaşırken dikkat edilmesi gerektiğini gösteriyor. Öte yandan Ahmed Mithat Efendi'nin bu kitabında, o dönemlerde kadınlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi gösterildiği, kadınların hayatın hiçbir aşamasında söz hakkına sahip olmadığı görülmektedir.

Değerlendirme puanım: 5.7 (10 üzerinden) 


Künyesi:

Felatun Bey İle Rakım Efendi
5. Baskı, Ocak 2011, İSTANBUL


Kitabın biçimi:

164 sayfa
Boyut: 13.5x19.5 cm
Kağıt: 2. hamur
Açıkçası, kitap kapağında yer alan iki kişinin kitapta anlatılan kişilerle uzaktan yakından ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Kapaktaki kişiler daha çok İngiliz asillerine benzitor.


Arka kapak yazısı:

Romanın kahramanlarından Felâtun Bey, batılılaşmayı düşünsel boyutta değil sadece lüks içinde yaşamak olarak algılayan ve bu anlayışta sürdürdüğü yaşamıyla gülünç durumlara düşen mirasyedi bir gençtir.Râkım Efendi ise gelenek göreneklerine bağlı, çalışkan biridir. Gayretli ve azimli çalışmalarının sonucunda o, istediği hayata kavuşurken; Felâtun Bey hatalarının bedelini öder ve babasından kalan mirası bitirir. Borçlarını ödemek için yaşamının sonuna kadar çalışmak zorunda kalır. Roman boyunca doğu-batı karşılaştırması yapan yazar, “bey” ve “efendi” sözleriyle de kahramanlarının yaşam biçimlerini belirginleştirir. Zaman zaman okuyucuya öğüt verir ve onların kahramanlar hakkındaki düşüncelerini yönlendirir. Türk romanının emekleme sürecinin ürünlerinden biri olan bu eser alafrangayla alaturkayı da karşılaştırma konusu yapmıştır. Döneminin en önemli romanıdır.

Yazar hakkında:


Devrinin büyük gazetecisi. İkinci Abdülhamid Han zamanında yazdığı romanlar ve yazılarla ün kazanmıştır. Ahmed Mithat Efendi 1844 yılında İstanbul’un Tophane semtinde doğdu. Babasını 5-6 yaşlarındayken kaybetti. Çocukluğu ve gençliği sıkıntılar içinde geçti. Bir ara Mısır Çarşısında aktar çıraklığı da yapan  Ahmed Mithat Efendi, Taşhane’deki Sıbyan Mektebinde ve bir müddet de Rüşdiyede okudu. Rüşdiyeyi Niş’te tamamladı.

Ağabeyi ile Tuna vilayetine gelen Ahmed Mithat Efendi, Rusçuk’ta Vilayet Tercüme Dairesine girdi. Bu görevindeyken kendi gayreti ile Fransızca öğrendi. Midhat Paşa tarafından vilayette çıkarılan Tuna Gazetesinin başyazarlığına getirildi. Bu gazetede kendini yetiştiren Ahmed Mithat Efendi, Irak’ta bulunduğu sırada da Zevra Gazetesini kurdu. Bu gazetede iki yıl çalıştı.


İstanbul’a döndükten sonra Ceride-i Askeriyye Gazetesinin başyazarlığını yaptı. Bir yandan evinde kurduğu matbaasında bastığı Dağarcık adlı dergide yazılarını yayınlamaktaydı. Bu dergide çıkan bir yazısından dolayı Namık Kemal ve Ebüzziya Tevfik ile birlikte Rodos’a gönderildi. 1876 yılında İstanbul’a dönen Ahmed Mithat tekrar gazeteciliğe başladı.


Üss-i İnkılab adlı eseri ile Sultan İkinci Abdülhamid Hanın takdirlerini kazandı ve Matbaa-i Amirenin ve Takvim-i Vekayi Gazetesinin müdürlüklerine getirildi. Ona en büyük ün sağlayan çalışması 1878 yılında yayınlamaya başladığı Tercüman-ı Hakikat Gazetesidir.


1888’de Stockholm’de toplanan şarkiyatçılar kongresinde Türkiye’yi temsil etti. Bu görev dolayısıyla gittiği Avrupa’da üç ay kadar kalarak Avrupa’yı dolaştı. Görüp incelediklerini Avrupa’da bir Cevelan adındaki kitabında anlatmıştır.


1908 yılında İstanbul Darülfünunu Tarih Muallimliğine tayin edildi. Burada bir süre pedagoji okuttu. Tekrar yazı yazmak istediyse de, zamanın değişmesine ayak uyduramadığından yazamadı. 28 Aralık 1912’de nöbetçi olduğu okulda kalp sektesinden öldü.


Ahmed Mithat Efendinin yazıları belli bir alan içinde kalmamıştır. Nesir çeşitleri olan hikaye, roman, seyahat, hatıra ve tiyatro dallarında bir çok yazı yazmış ve eserler vermiştir. Ayrıca tarih, felsefe, din, biyoloji, coğrafya, astronomi, fizik, iktisat alanında da bir çok eser ve tercümeleri vardır. Edebiyatımıza iki yüze yakın eser kazandırmıştır.


İlk roman ve hikaye yazarlarımızdan olan Ahmed Mithat Efendi, bu iki tür arasında pek ayrılık gözetmemiştir. Aynı zamanda halk romancısı olarak da isim yapan Ahmed Mithat, İlkokul seviyesindeki bir çoğunluğa hitab etmiştir. Romanlarını, ilgi çekici, ders verici ve eğlendirici özellikte olmasına dikkat ederek yazmış, yer yer kendisini ortaya koyarak öğütler vermiştir. Romanlarında geçen olayları daha çok kendi zamanından seçmiştir. Bununla beraber tarihi ve gelenekle ilgili romanları da vardır.

Eserleri:
Roman: 
Hasan Mellah (1874),
Dünyaya İkinci Geliş (1874),
Hüseyin Fellah  (1875),
Felatun Beyle Rakım Efendi (1875),
Karı Koca Masalı (1875), 
Paris'te Bir Türk (1876),
Süleyman Musli (1978),
Yeryüzünde Bir Melek  (1878),
Henüz On Yedi Yaşında (1880),
Karnaval (1880),
Dürdâne Hanım  (1881),
Cellat (1883),
Hayret (1884),
Arnavutlar-Solyatlür (1887),
Demir  Bey (1887),
Gürcü Kızı (1888),
Müşahedât (1890),
Hayal ve Hakikat  (1891),
Taaffüf (1895),
Gönüllü (1896),
Eski Mektuplar (1897),
Jön Türk  (1908).

Öykü:

Kıssadan Hisse (1870),
Letâif-i Rivâyet (1871-93),
Durûb-ı Emsâl-i Osmaniye Hikemiyatını Tasvir (1875).


Oyun:

Açıkbaş (1874),
Ahz-i Sâr Yahut Avrupa'nın Eski Medeniyeti (1874), 
Hüfem-i Dil (1874),
Zuhur-i Osmaniyan (1877),
Çerkeş Özdenleri (1883), 
Eyvah (1884).

İnceleme:

Müntehâbât-ı Tercüman-ı Hakikat (1893),
Mufassal Osmanlı  Tarihi (1885),
Volter (1887),
Beşir Fuad (1887),
Avrupa'da Bir Cevelan  (1889)






Satın almak için; (11 Ağustos 2012)

Kitapyurdu (4.23 TL)
İlknokta (4.80 TL)
İdefix (5.53 TL)
HızlıAl (4.90 TL)
Kidap (5.53 TL)
Pegem (5.20 TL)

10 Ağustos 2012 Cuma

Azincourt - Bernard Cornwell







Konusu:

Kitap yüzyıl savaşlarından Azincourt savaşını anlatıyor. Bu savaşın en önemli özelliği, Fransız ordusuna göre oldukça az sayıda olan İngiliz ordusunun savaştan galip gelmesidir. Kitap, bu savaşı Hook ismindeki bir okçuyu temel alarak anlatıyor.


Yorumum:  

Yazar, İngilizler açıından oldukça büyük bir zafer olan Azincourt savaşını oldukça gerçekçi bir dille anlatmış. Roman boyunca özellikle Hristiyan din adamlarının, dini kendilerini tatmin etmek amacıyla kullandıklarına, kitabın kötü karakterlerinden en önemlilerinin bu din adamları olması oldukça ilgi çekici. Dilinin akıcı olduğunu söyleyebilir. Her ne kadar tarihsel romanlarını sevsem de, kendi ülkemin tarihi bana daha ilgi çekici geldiği için romanı İngiliz tarihine ilgi duyanlara önerebilirim.

Kitabın çevirisi de oldukça iyi fakat editoryal düzeltme işlemlerinde sorun olduğunu görüyorum. Bir çok kelime de hard hatası vs. bulunmakta. Bunlardan bir kısmını şu şekilde göstermek isterim:

-...böylelikle sessizlik kafasına dolacak ve en ufak değişikliği bile a. Uzun süre...
- Herkes öyle söylüyorlar (s.299).
-... biz düzine askeri ile birlikte geldi (s.339).
-... çünkü zırhlı askerler, atlı askerlerde daha az yaralanıyordu (s. 397).


Değerlendirme puanım: 5.5 (10 üzerinden)  


Öğrendiklerim:

Aşağıda resmi görülen savaş aletinin isminin arbalet olduğunu ve normal yaylardan daha uzağa atış yapabildiğini öğrendim:


Azincourt'un tarihi için yazarın yorumu için:








Künyesi:
1. Baskı 2009, İstanbul

Kitabın biçimi:

480 sayfa
Boyut: 13.5x21 cm 
Kağıt: 3. hamur


Arka kapak yazısı:

"Dünya üzerinde bu işi hiç kimse Cornwell'den daha iyi yapamaz." 
Lee Child

"Günümüz tarihi romanlarının en büyük yazarı." 
Washington Post

"Cornwell tarihi macera romanları konusunda kesinlikle bir üstat." 

Publishers Weekly

Tarihin en destansı savaşlarından biri olan Azincourt, 1415'te iki azılı orduyu karşı karşıya getirmişti. Bu savaş kimilerine göre okçuların zırhlı şövalyelere karşı, kimilerine göre ise sıradan adamların aristokratlara karşı kazandığı bir zaferdi. Ama bilinen bir şey varsa, o da 6.000 yürekli okçunun 30.000 kişilik donanımlı orduyu insanüstü bir azim ve mücadele ile yerle bir etmesiydi. Bu inanılmaz savaşı ustaca kaleme alan Bernard Cornwell, altı yüz yıl önce yaşanan bu olayı, altı gün önce yaşanmışçasına okurun belleğine kazıyor.



Genç Nicholas Hook başaramadığı bir iş yüzünden lanetlenirken, yaptığı bir hata sonucu sürgüne gönderilir. İngiltere'de aranan bir adam olan Hook, Fransa'da okçu olarak katıldığı savaşta, sevebildiği iki şey olduğunu fark eder: Savaşma içgüdüleri ve başı belada olan gizemli bir kız. Uğruna çok şeyi feda ettiği bu kızla birlikte, bütün Avrupa'yı alt üst eden Soissons'taki kanlı katliamdan kurtulmayı başarırlar. Hiçbir seçeneği kalmayan Hook, yakalanmasının ölmesi anlamına geldiği evine, İngiltere'ye dönmek zorunda kalır. Şansı yaver giden Hook, İngiltere Kralı V. Henry tarafından üstün yetenekli bir okçu olarak keşfedilir ve Fransa'yı fethetmek üzere yola çıkan İngiliz ordusuna katılır. Şimdiye kadar gördüklerinden çok daha ürkütücü olan düşmana karşı, Kralın en büyük umudu Hook'un da aralarında olduğu gözü pek okçularıydı.


Azincourt'u okurken savaşı iliklerinize kadar hissedecek, hem İngilizlerin hem de Fransızların gözünden tarihi tekrar yaşayacaksınız. Bernard Cornwell savaştaki askerler ve koşulları okuyucunun zihninde canlandırma konusunda mükemmel bir beceriye sahip. 

Yazar Hakkında:

23 Şubat 1944 tarihinde Londra'da doğan Bernard Cornwell Londra Üniversitesinden mezın olduktan sonra bir öğretmen olarak çalışmış ve İngiliz ordusuna katılmak amacıyla 3 kez başvuruda bulunmuştur fakat tüm başvurular miyop olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. 

BBC'de yayınlanan Nationwide serisine katıldıtan sonra, BBC'nin Kuzet İrlanda'nın Güncel Haberlerinin başına getirilmiş, daha sonra da Thames haberilerinin editörü olarak Thames TV'sine katılmıştır. 1979 yılında ABD'ye yerleşmiş, yeşil kart alamadığından roman yazmaya başlamıştır. Çünkü roman yazmak için iş izni gerekmemektedir. Daha sonra ABD vatandaşı olan Cornwell şu anda Massachusetts'de Cape Cod'da ikamet etmektedir.


Yayınlanmış eserleri:

Azincourt
Kış Kralı / Savaş Lordu Yıllıkları: 1 Bir Kral Arthur Romanı
Tanrı'nın Düşmanı / Savaş Lordu Yıllıkları: 2 Bir Kral Arthur Romanı
Excalibur / Savaş Lordu Yıllıkları: 3 Bir Kral Arthur Romanı
Kutsal Kase'nin Peşinde - 1 Şeytanın Atlıları
Kutsal Kase'nin Peşinde - 2 Cehennem SavaşçılarıKutsal Kase'nin Peşinde - 3 Heretik

Türkçe'ye çevrilmemiş eserleri:


Sharpe's Eagle (1981) Sharpe's Gold (1981) Sharpe's Company (1982) Sharpe's Sword (1983) Sharpe's Enemy (1984) Sharpe's Honour (1985) Sharpe's Regiment (1986) Sharpe's Siege (1987) Sharpe's Rifles (1988) Sharpe's Revenge (1989) Sharpe's Waterloo (1990) Sharpe's Devil (1992) Sharpe's Christmas (1994) Sharpe's Battle (1995) Sharpe's Ransom (1995) Sharpe's Tiger (1997) Sharpe's Triumph (1998) Sharpe's Fortress (1999) Sharpe's Skirmish (1999) Sharpe's Trafalgar (2000) Sharpe's Prey (2001) Sharpe's Havoc (2003) Sharpe's Escape (2004) Sharpe's Fury (2006) Rebel (1993) Copperhead (1994) Battle Flag (1995) The Bloody Ground (1996) Harlequin (aka The Archer's Tale) (2000) Vagabond (2002) Heretic (2003) The Last Kingdom (2004) The Pale Horseman (2005) The Lords of the North (2006) Sword Song (2007) The Burning Land (2009) Death of Kings (2011) A Crowning Mercy (1983) Fallen Angels (1984) Coat of Arms (aka The Aristocrats) (1986) Wildtrack (1988) Sea Lord (aka Killer's Wake) (1989) Crackdown (1990) Stormchild (1991) Scoundrel (1992) Redcoat (1987) Stonehenge: A Novel of 2000 BC (1999) Gallows Thief (2001) Azincourt (aka Agincourt) (2008) The Fort (2010)


Satın almak için; (11 Ağustos 2012)

Kitapyurdu (7 TL)
Pandora (19.80 TL)
Hepsiburada (5.90 TL)

Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır - Ahmet Şerif İzgören


Kişisel Gelişim

Konusu:


Belki aranızda hala Ahmet Şerif İzgören'i tanımayan vardır ama eminim onun bir sözünü veya anısını bir yerlerde duymuşsunuz veya okumuşsunuzdur, her ne kadar ona ait olduğunu bilmeseniz de. İzgören bu kitabında kendi hayatından örnekler de vererek, arkadaşa anlatır gibi öğütler veriyor. Bunu yaparken, değişik hikayelerden ve fıkralardan da faydalanıyor.


Yorumum:  

Yazar, gerek tavsiyeleriyle, gerek fıkralarıyla, gerekse anılarıyla harmanladığını kitabın dili sade ve akıcı. En az iki kez okunması gereken kitaplardan.

Değerlendirme puanım: 7.5 (10 üzerinden)  


Altı çizilesi satırlar:

...cennet bile yalnız çekilmezmiş (s. 82).

Başarı, istediğinizi elde etmenizdir, 
Mutluluk ise, elde ettiğinizi istemeniz (s. 122).



Künyesi:
Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır
75. Baskı Mart 2012

Kitabın biçimi:

230 sayfa
Boyut: 14x21 cm 
Kağıt: 2. hamur


Arka kapak yazısı:

36 saat içinde kitabınızı iki kere okudum. Okurken sürekli gözlerin doluyordu. Kitabı ikinci kez okuyuşumda hayatımla ilgili radikal kararlar aldım. Sayenizde hayatımın en keyifli otobüs yolculuğunu yaptım.

İlknur İşçi
Alternatif Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Eğitim Müdürü

Okumamı tavsiye ettikleri kişisel gelişim kitapları, beni hem okumaktan hem de kişisel gelişimimi tamamlamaktan uzaklaştırmıştı. Örnekleri yabancı isimlerle doluydu, çoğu da çeviriydi zaten. Kitabınızı bir arkadaşım verdi; ayıp olmasın diye aldım. Çok güzeldi, gerçekten çok güzeldi.

Hesna Bulut

Bu kitabı verdiğim bütün arkadaşlarım kitap okumaktan zevk alınabileceğini öğrendiklerini söylediler. 13 yıllık hayatımda okuduğum en samimi iki kitaptan birisiydi. Kendimi ne zaman kötü hissetsem bu kitabı okuyorum; büyüleyici bir şekilde kendimi iyi hissetmeye ve hayatı sevmeye, varlığımdan mutlu olmaya yeniden başlıyorum. Teşekkürler!

Ceren Demirel

Lütfen kitabın üzerine " Evde okunmalıdır!" diye bir uyarı yazın. Kitap yüzünden metroda ineceğim durağı kaçırdım.

Duygu Durak

Yirmi dört yaşındayım. Hiçbir kitabı 50 sayfadan fazla okumamıştım. Kitabınızı aldım, elimden bırakamadım. Bittiğinde gecenin iki buçuğuydu. Harika bir Kitap.

Yazar Hakkında:

Ahmet Şerif İzgören, 1965 yılında İzmir’de doğdu.Tüm büyükleri Manisa’nın Demirci ilçesindendir. Kuleli Askeri Lisesini, ardından Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Bölümü’nü bitirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde üsteğmen rütbesine kadar görev yaptı. Sonrasında, Ankara Üniversitesi TÖMER'in Bursa şubesini kurdu ve dört yıl yönetti. Devletten özel sektöre geçerek iki ayrı şirkette genel müdürlük yaptı. 18 Eylül 1996’da İzgören Akademi'yi (o zamanki adıyla Academy International’ı) kurdu. Northampton Üniversitesi Sunley Management Center'la beş yıllık bir işbirliği projesini yürüttü. 2001–2002 sezonunda Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde öğretim üyeliği görevinde bulundu.

Viyana, Kopenhag, Northampton, Kiev, Dortmund gibi kentler de dahil olmak üzere Urfa'dan Mardin’e kadar yüzlerce şehirde, 3.000’in üzerinde konferans ve eğitim verdi. 2004 yılında takım arkadaşlarıyla birlikte Türkiye Uğur Böcekleri Projesi’ni başlattılar. Proje bünyesinde eğitici eğitimi alan gençler Çocuk Esirgeme yurtlarına, devlet okullarına, cezaevlerine, Anadolu’nun kasabalarına gidip “dürüstlük, iş kalitesi, girişimcilik” değerlerini ve “vatan sevgisi, hoşgörü” ilkelerini öğrettikleri eğitimler verdiler. 2011’e gelindiğinde ücretsiz eğitim verilen vatandaşlarımızın sayısı 153.000’i geçti.

Hâlen İzgören Akademi'nin yönetim kurulu başkanlığını yürütmektedir. İzgören Akademi, altı şirketlik bir takımdır. Ankara, Antalya, Kayseri, Bursa ve Kocaeli'nde bölge müdürlükleri, 42 çalışanı, 16 ortağı vardır. Kurumun yönettiği markalar İzgören Akademi, Elma Yayınevi, 3b Akademi ve İzgören Yayınları’dır. 

Mavi Uğur Böceği olarak gençlere, İzgören Akademi bünyesinde de şirketlere eğitimler vermektedir. Yayımlanmış 16 kitabı vardır.

Yayınlanmış eserleri:

40'ının da Kulpu Kırık 40 Türk
Avucunuzdaki Kelebek
Bir Türk Zabitinin Anıları Muhittin Ergüneş 1917
Dikkat Vücudunuz Konuşuyor
Eşikaltı Büyücüleri
Eyvah! İş Görüşmesi
Geleceğin Organizasyonunu Yaratmak 
Hıdır Kişisel Gelişiyor
Kara Oklar Çetesi Büyük Macera
Küçük Beyaz Uğur Böceği 
Moks Başarıya Giden Yol & Türkiye ve Dünyadan Yüzlerce Uygulama Örneği 
Geleceğin Organizasyonunu Yaratmak
İş Yaşamında 100 Kanguru Sistem Liderliği
Sarı Siyah
Süpermen ve Uğur Böceği
Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı
Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır
Uçan Halı Babam
 




Satın almak için; (10 Ağustos 2012)

Kitapyurdu (12.48 TL)
Idefix (13.60 TL)
Kitapzen (12.00 TL)
Kitap Ambarı (11.68 TL)
Dünya Kitap (12.80 TL)
D&R (11.99 TL)

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Suç - Ferdinand von Schirach

Konusu:


Kitap eski bir ceza avukatının başında geçen ilginç olaylardan oluşan bir öykü kitabı. Aile mirası bir çay kasesini çaldığını düşündüğü kişileri acımasızca öldürten bir Japon işadamı, sevgilisini yemek isteyen sapık ruhlu bir genç, üstün zekası sayesinde ağabeyini hapse girmekten kurtaran bir genç hikayelerin başlıca kahramanları.


Yorumum:  

Gerçeği söylemek gerekirse, kitapta yer alan öyküler oldukça ilgi çekici. Örneğin üstün zekalı gencin ağabeyini kurtarmak için izlediği yol, yaşlı bir adamın eşini öldürme nedeni gibi olaylar kitabı benzerlerinden farklılaştırıyor.  Ama dilinin yavan olduğunu söyleyebilirim. Sonuç olarak sıkılmadan okuyabileceğiniz ama okumazsanız da bir şey kaybetmeyeceğinize inandığım bir kitap.

Değerlendirme puanım: 5.0 (10 üzerinden)  


Öğrendiklerim:

Tanata'nın çay kasesi isimli öyküde, Pocol isimli bir suçlunun makatına kırık bir süpürge sapı sokularak işkence yapıldığı anlatılıyor ve bu tür bir saldırının Araplar arasında ağır bir aşağılama şekli olarak kabul edildiği söyleniyor (s.25). Bu aşağılama şeklini, Kaddafi'nin yakalanma videosunu izleyenler muhtemelen şahit olmuşlardır. 

Japonlar arasında kartvizit değiş tokuşu bir ritüel haline gelmiştir (s. 27)






Künyesi:
5. Baskı Temmuz 2011

Kitabın biçimi:

200 sayfa
Boyut: 13x20 cm 
Kağıt: 2. hamur
Kitabın kapağında, muhtemelen savunma görevini yerine getirmek için müvekkilinin yanına gitmekte olan bir avukat görülüyor, kitabın isminin siyah takım isimli bu kişinin sırtına kırmızı renkle yazılması dikkat çekiyor.

Arka kapak yazısı:

Biri Türk, biri Yunan, biri Arap üç genç, Japon bir mafya babasının evini soymaya kalkıyor.
Genç bir adam, uyuyan kız arkadaşının sırtından ufak bir parça kesip tadına bakmak istiyor.
Hâkimler, mahkum ettikleri bir banka soyguncusu için aralarında para topluyor.  
Genç bir kadın kardeşini öldürüyor. Sevgisinden...
İnanılmaz ama gerçek hikayeler...

Ferdinand von Schirach bir savunma avukatı. Akıl almaz olan onun için sıradan bir durum. Schirach, yasalarla yolu kesişen suçsuzları savunduğu gibi, ağır suçluları da savunuyor.
Ve işte burada, o insanların hikayelerini anlatıyor. 

Almanya'da 45 hafta best seller listesinde kaldı, 600 binin üzerinde sattı.
Çeviri hakları 32 ülkeye satıldı.
Constantin Film, hikayelerin film haklarını satın aldı. İlk film (Şans) 2011'de vizyona girecek.


Yazar Hakkında:

1964 yılında Münih'de doğan yazar, 1994 yılından beri Berlin'de avukatlık yapmaktadır. Nazi gençlik lideri Baldur von Schirach'nin torunu olan yazarın, Suç isimli bu kitabı Almanya'da 54 hafta en çok satanlar listesinde kalmıştır. Ayrıca bu kitabında yer alan Şans isimli öyküsü "Glück" isimli sinema filmine senaryo olmuştur. Yazarın birçok öyküsü mini dizi haline de getirilmiştir.

Türkçe'ye çevrilmiş eserleri:

Suç
Suç II

Yazarın bu iki eserinden başka, "Der Fall Collini" isimli henüz Türkçe'ye çevrilmemiş bir eseri daha bulunmaktadır.




Satın almak için; (8 Ağustos 2012)

Kitapyurdu (13.52 TL)
Idefix (13.60 TL)
Kitapzen (12.80 TL)
Kitap Okusak (11.55 TL)
NTV Yayınları (13.60 TL)
Maxkitap (13.12 TL)
Okuoku (12.00 TL)
Pandora (12.80 TL)
D&R (11.99 TL)