Yerli Roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yerli Roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2012 Perşembe

Eski Dostum Kertenkele - Şebnem İşigüzel



Konusu:

Bu romanda on altı yaşında yoksul bir gencin en yakın arkadaşı olan ve Hollywood filmlerinden fırlamış bir karaktere sahip olan Başparmak ile, bir fabrikaya işçi olarak girmemek amacıyla giriştiği bir soygunun öncesi ve sonrası anlatılmakta. Romanda, kahramanımızın altın dişli teyzesi ve kızı da önemli yer tutuyor. 



Yorumum:

Kitaptaki kahramanın sahip olduğu karakterin anlatılışı özellikle hoşuma gitti: karakterin bir yanda kitaplara duyduğu merak, bir yandan da delikanlılığına halel getirmemek amacıyla bunu en yakın arkadaşından saklaması, Matrakçı Nasuh'un çizmiş olduğu minyatürlere duyduğu ilgi...
Başparmak'ın kendine özgü Hollywood karakterlerini taklit etmeye çalışması, teyze kızının karamsar ruhu, annesinin  ruhunun parçalanmışlığı...
Kısaca roman okutuyor kendini, her ne kadar karamsar bir havada geçse de, okutuyor kendini.

Değerlendirme puanım: 7.5 (10 üzerinden) 

Altı çizilesi satırlar: 

Aşkın kara bir büyüye dönüşmesi biz yoksulların dünyasında mümkündü (s.16)

Biz minnacık tanrılarız. Acılarımızı itina ile yaratıyoruz. (s.35)

.. ele geçirdiği ipuçlarını hızla birbirine bağlamaya çalışıyor. (s.67)

O seni anlatabilir. Sen onu bilemezsin Başparmak. Bütün kızgınlığın buna değil mi?(s. 83)

Kadın evden çıktığında senin ne yaptığını bilmemeli. Bir kadına aşıksan iki hayatın olmalı. (s. 85)

Her acı unutulur oğlum. Elindeki ilk kesiğin acısını hatırlıyor musun? (s.103)


Öğrendiklerim:

Kitap sayesinde Matrakçı Nasuh'u tanıdım:

İnternetten yaptığım kısa bir araştırmada, şu anda devam ettiğini sandığım Muhteşem Yüzyıl adlı dizinin 2011'deki bölümlerinde Matrakçı Nasuh karakteri de varmış ama filmde anlatılanların gerçekle pek ilişkisi olmadığını açıklamam gerek.

Nasuh sadece minyatür ile ilgilenmiyordu aynı zamanda bir tarihçi, matematikçi ve matrak isimli sopalarla oynanan bir oyunun mucididir. 



Bütün bu meziyetlerin yanı sıra usta bir silahşör olan Nasuh'un Tuhfetü'l-Guzat isimli silahların nasıl kullanılacağını ve dövüş yöntemlerini anlattığı bir kitabı da bulunmaktadır. Matematik alanın da ise Cemâlü’l-Küttâb ve Kemalü’l- Hisâb ile Umdetü’l-Hisâb isimli iki kitabı bulunmaktadır. Ayrıca Taberî Tarihi isimli bir tarih kitabını Türkçe ye çevirmiş birçok seferi konu edinen kitaplar da yazmıştır.


Kaynaklar:

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1252325
http://lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR&sectionID=5&articleID=880&bhcp=1





Künyesi:

Eski Dostum Kertenkele
1. Baskı, 1996


Kitabın biçimi:

134 sayfa
Boyut: 13.5x19.5 cm
Kağıt: 2. hamur



Arka kapak yazısı:

Kitaptan bir bölüm okumak için burayı tıklayınız.

Eski Dostum Kertenkele, daha önce Hanene Ay Doğacak ve Öykümü Kim Anlatacak adlı öykü kitaplarını yayınladığımız genç yazarımız Şebnem İşigüzel'in ilk romanı. Romanı yayınlayacağımız günlerde kendisiyle yapılan söyleşide yazar kitabını şöyle anlatıyor: 
"Roman, on altı yaşında bir gencin yılan derisi bir çift ayakkabısının olmasını isteyen kadim dostu Başparmak ile yaptığı soygunun öncesi ve sonrasını anlatıyor. Kahramanı, hayatını, altın dişli halası, eşyalarla konuşan kız kardeşi, Al Pacino'ya benzeyen sinema manyağı Başparmak ve yaptığı iş başkaları adına gittiği tahsilatta kucağındaki kediyi yırtmak olan Kedici gibi tuhaf sayılabilecek tiplerle paylaşıyor. Düşlerle yarattığı hayatında ise, Matrakçı Nasuh'un minyatürlerine ve aşk acısından kurtulmaya çalışan teyze kızına yer var."

Eski Dostum Kertenkele, kırılganlığın, pişmanlığın, aşktan kaçışın, delirmek istemenin, hayatta kalma çabasının, ikiye bölünmüş bir ruhun romanı.



Yazar hakkında:

Şebnem İşigüzel 1973 yılında Yalova’da doğdu. İstanbul Üniversitesi’nde antropoloji eğitimi aldıktan sonra çeşitli televizyon kanallarında muhabirlik ve editörlük yaptı. 1993 yılında ilk öykü kitabı “Hanene Ay Doğacak” yayınlandı ve Yunus Nadi Öykü Ödülü’ne layık görüldü. Bir kız (Tamar) ve bir oğlan (Ararat) annesi olan yazar hayatını yazarak sürdürmektedir. 

Eserleri:


Hanene Ay Doğacak (öykü, 1993)
Öykümü Kim Anlatacak (öykü, 1994)
Eski Dostum Kertenkele (roman, 1996)
Neşeli Kadınlar Arasında (deneme, 2000)
Kaderimin Efendisi (öykü, 2001)
Sarmaşık (roman, 2002)
Çöplük (roman, 2004)
Resmigeçit (roman, 2008)
Kirpiklerimin Gölgesi (roman, 2010)
Annem Ben ve Kargalar (Çocuk kitabı, 2011)









Satın almak için; (22 Ağustos 2012)
(Kitap 2010'dan beri İletişim Yayıncılıktan çıkmaktadır.)

Kitapyurdu (5.25 TL)
İlknokta (9.60 TL)
İdefix (5.95 TL)
Netkitap (6.49 TL)
Pandora (10.20 TL)

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Çırak - Armağan Tekdöner




Konusu:

Roman, bir çok işe girip-çıkmış Y. isimli bir adamın, bir gazetede görmüş olduğu iş ilanını aramasıyla başından geçenleri anlatmakta. Başvurduğu ve kabul edildiği bu işte, Y. sorgulamadan her söylenileni yapmaya çalışır fakat sonunda bundan vazgeçer.


Yorumum: 

Bu kitabı okuduktan sonra açıkçası Armağan Tekdöner'İn zekasına hayran kaldım. Kitabın konusu, sahip olduğu mizahi öğeler, anlattığı suçluluk duygusu, yazının akıcılığı o kadar ustaca ki, Tekdöner'in şu ana kadar sadece 4 kitap yazmış olması ve 2001 yılından beri kitap çıkarmamış olması insanı oldukça üzüyor. Kitabı bir solukta bitirdim ben, eminim sizler de okurken zamanın nasıl akıp geçtiğini fark edemeyeceksiniz. Sahip olduğu mizahi öğeler keyif verici ama Tekdöner sadece mizah ile yetinmemiş, üzerinde durup düşünülmesi gereken cümleleri de oldukça ustaca harmanlamış.

Değerlendirme puanım: 8.0 (10 üzerinden)  


Altı çizilesi satırlar:

-Terliksi hayvan bireylerinin aralarında ekonomik farklılıklar, daha açıkçası para sorunu yokken, insanlar konusunda kelek var gibi geliyordu Y.'ye. (s.8)

-Çocukken yaptığı çok aşamalı telefon sapıklıkları aklına geldi. Birinci arayışta “Arkanıza salatalık sokun,” derdi, ikinci arayışta “...emniyetten arıyoruz, böyle böyle diyen oldu mu?” diye sorar, “evet,” diyen ahmaklara “bir ekip yollayıp salatalığı çıkartalım efendim,” derdi. (s.10)

-Görmezden geldiğin bir tehlikenin, sana kızdığı için karşılık olarak seni görmezden gelme olasılığı, yolda karşılaştığın ve görmezden geldiğin bir arkadaşı­nınkinden hayli azdır, tehlikeyi küstüremezsin. (s.15)

-İçindeki kin duygusu intikam almanı gerektirecek kadar güçlenmişse,bunu sadece hedefinden değil, herkesten gizlemelisin. Ancak böylelikle, acını dindireceksonuca ulaşabilirsin. (s. 25)

-...korku tehli­kenin kendisinden de tüketiciydi. (s. 32)

-Polis beş saat kadar sonra derhal geldi. Cesede uyguladıkları DBS2T1T testiyle (dürtme, bağırma, sallama, iki tekme, bir tokat) adamın öldüğüne kanaat getirince, kimliğini araştırdılar, merkeze telefon ettiler. (s. 43-44)

-Kişinin ödül veya ceza alması, iyi veya kötü davranışlarda bulunma­sından çok, hangisini tercih ettiğine bağlıdır. (s. 57)

-Bir insanı çok fazla istersen, o senin eninde sonunda kaderine dönüşür; kader ise mutluluk, mutsuzluk ve hatta ölüm şeklinde bile tezahür edebilir. (s. 61)





Künyesi:
Zed Yayınları
İstanbul, Kasım 1999

Kitabın biçimi:

94 sayfa
Boyut: 13x19,5 cm 
Kağıt: 3. hamur
Mesleği fotoğrafçılık olan bir yazarın, kitap kapağı tasarımı hakkında benim yorum biraz abes olsa da, kapakta kullanılan siyah beyaz fotoğrafın kitaptan bir sahneyi canlandırdığını ve bu fotoğrafın hemen sol tarafında yer alan mavi şeridin de oldukça hoş olduğunu ifade etmem mümkün (Armağan Tekdöner'İn diğer kitap kapakları da benzer nitelikte ama bu şeridin rengi diğer kitaplarında farklı renkler alıyor).


Arka kapak yazısı:

"Tehlikeli de olabilecek" demek, "Tehlikeli olacak" demektir.
  • Öldürülmek hak edilebilir mi?
  • Bütün aşklar rastlantısal mı?
  • Özlü sözlerin tamamen yanılgı olduğu durumlar olabilir mi?
  • Provalar nerede biter, gerçek uygulamalar nerede başlar?
  • Porno sevginin gelişkin hali mi?
  • İntikam zorunluluk mu?
  • Korku cüreti artırır mı?
  • "Son arzu"yu, arzunun kendisi sonuncu yapabilir mi?
Zincirlerinizden başka kaybedecek bir şeyiniz yoksa bile, siz siz olun, zincirlerinizi koruyun. Zincir de bir şeydir.

Yazar hakkında:

1960 Ankara doğumlu olan Armağan Tekdöner orta öğrenimini TED Ankara Koleji'nde yüksek öğrenimini ise Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nde yapmıştır. Asıl mesleği fotoğrafçılık olan Tekdöner'İn Türkçe'nin dışında İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Tekdöner evli olup, Derya Ege isimli bir çocuğu bulunmaktadır.


Eserleri:

Çırak
Ceza Kuşağı
Dans Yarışması
Tahsin Bey Ekvador'da




Satın almak için; (6 Ağustos 2012)

Şu anda kitabın kullanılmamış halinin baskısı tükenmiş durumdadır ancak sahaflardan ikinci elini bulmak mümkündür. Nitekim ben de ikinci elini satın almıştım. Elbette baskısı tükendi, o halde kullanılmışını da bulamazsam nasıl okuyacağım diye düşünmeniz mümkün. Muhtemelen yazar da bu şekilde düşünüp, kitabın e-kitap halini sayfasına eklemiş. Kitabı elektronik formatta aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz. Keyifli okumalar...







5 Ağustos 2012 Pazar

Şu saatte orada mıydın?! - Bilal Sami Gökdemir





Konusu:


Bir adaya üç günlük bir tatil amacıyla gelen beş arkadaşın (Martin, Bill, Jack, Amin ve Edwin) tatillerinin son gecesinde aralarından birisinin, Bill'in öldürülmesiyle başlayan bir öykü. 

Bill'in kimin öldürdüğünü bulma vazifesi, kaçırdığı feribot nedeniyle hala adada kalan detektif Murat Poyraz'a düşmüştür.  Murat Poyraz katile yaklaştıkça, kaldıkları Issie adası ve ada üzerindeki az sayıdaki insan yeni bir cinayet haberi ile sarsılır. Hikaye sonlara yaklaştıkça içinden çıkılmaz bir hal alır.


Yorumum:


Sürükleyici bir şekilde yazıldığını ve sonunun tahmin edemeyeceğinize inandığım, "Şu Saatte Orada mıydın?!" isimli romanı kısa sürede bitirebileceğinize eminim.

Değerlendirme puanım4.5 (10 üzerinden)

Nisan 2012, Ankara


Kitabın biçimi:

272 sayfa
Boyut: 12,5x19,5 cm 
Kağıt: 2. hamur
Kitap kapağı ilk bakışta dikkate çekmeyecek, sönük renklerde bir kolaj çalışması  şeklinde tasarlanmış. 
Kitabın son sayfası ise baskı haliyle yırtık bir şekilde gelmekte.


Arka kapak yazısı:

Demek buraya baktın.
Ama burası "orası!" değil.
Peki söyle o zaman..
Şu saatte orada olmak ister miydin?!
Evet mi?
Peki. Bunu sen istedin..!
Şimdi birkaç adam düşün...
Ya da neyse neyse! Düşünme!
Bir ada hayâl et...
Yok, yok! Unut, gitsin!
Ne idüğü belirsiz, karmakarışık, 
"Yok artık!" dedirtecek, en afallatıcı birkaç olay say...
Dur, dur! Sayma!
Dünyada en çok olmak istediğin yeri söyle...
Boşver! "Orası" kesinlikle orası değil...
Bir ada... Birkaç adam...
Ve esrarengiz olayların envai çeşidi...
Yok... Anlaşıldı!
Sen bu kitabı okumadan şu saatte orada olup olmadığına asla karar veremeyeceksin!
O zaman söyle...
Şu saatte orada olmak ister misin?!


Yazar hakkında;

Yazar hakkında her ne kadar  geniş özgeçmiş bilgisine ulaşamasam da, 2000 yılından beri basın sektöründe yer aldığını ve an itibariyle Anadolu üniversitesi Kamu Yönetimi'nde okuduğu bilgisini edinebildim. 

Bir ilk kitap için çok da fena olmayan bir kurguya sahip olan bu kitabı yazan Bilal Sami'nin yazım hayatına devam etmesi halinde, kendini geliştireceğinden eminim. 







Satın almak için; (5 Ağustos 2012)

Kitapyurdu (9.75 TL)
Hepsiburada (10.10 TL)
Evekitap (7.90 TL)
İdefix (10.63 TL)
Kitapzen (12.50 TL)